İlk Görüşte Aşık Olmak Mümkün mü?

Bir kafede oturduğunuzu, caddeden aşağı yürüdüğünüzü veya bir konserde kalabalığın içinde olduğunuzu düşünün. Başınızı çevirir ve anında gözlerinizle fotoğrafını çektiğiniz bir kişiyi görürsünüz. Belki tamamen fiziksel, belki de giyimi, gülümsemesi, kitap okuması sizi kendine çekmiştir. Ayrıca sevgilimle kaç gün oldu diye düşünüyorsan bu konumuzdaki hesaplama aracı tam size göre.

Açıklayamıyorsunuz, ancak kalbiniz size bu kişiyle konuşmanızı söylüyor. Merhaba demek için cesareti ararsın ya da bir konuşma bahanesi bulmaya çalışırsın. Sağlıksız bir takıntı mı? Veya ilk görüşte aşk mı? Evet ilk görüşte aşk…

İlk Görüşte Aşık Olmak Mümkün müTarih, ilk bakışta aşık olduğunu iddia eden sevgili örnekleriyle doludur. O anda karşı konulmaz bir şekilde o kişiye çekilmiş hissediyorsunuz. Bütün gece süren bir konuşmaya başlamanız bile gerekebilir. Sabah olduğunda ise ruh eşini bulduğunuzdan emin olabilirsiniz.

Ya da belki de anı yakalamamışsındır ve gizemli yabancı, kalabalığın içinde kaybolur, siz sonsuza kadar kaybetmiş gibi hissedersiniz. Ancak adını bilmediğiniz bu kişiyi aklınızdan alamazsınız. Hiç tanışmadığınız birine aşık mısınız? Yoksa bunun yerine işte başka kuvvetler var mı? Burada aşk ve sevginin biyolojik boyutunuda inceleyeceğiz.

Aşk harika bir şey, ancak ilk bakışta birine aşık olmak mümkün mü? Birçok kişi bunu yaptıklarını söylüyor. Bu nasıl mümkün olabilir? Elbette birilerini tanımak ve sonra onu sevebilmek biraz zaman alıyor. Ama konumuz aşk olduğu için olaylara biraz daha farklı bakacağız. Aşk deyince sanırım ilk görüşte aşık olmak tehlikelidir. O kişiyi gerçekten tanımıyorsun. Belki de hayatınıza onu yerleştirdikten sonra onda birçok hata bulacaksınız ve aniden hayal kırıklığına uğrayacaksınız. Televizyonlarda, dizilerde, filmlerde özellikle romantik komedi filmlerinde ilk bakışta aşka şahit olursunuz. Peki ilk bakışta aşk gerçek mi? Bakalım inceleyelim:

Bilim Adamları İlk Görüşte Aşka İnanıyor mu?

Birçok biyolog, aşkın biyolojik bir yapı olduğuna inanıyor, çünkü tüm insanlık kültürleri, sevmeyi gösterecek kapasitede ve aynı zamanda bunu ifade eden bazı kanıtlar da var. Üstelik bilim insanları, tüm insanlara ilk bakışta aşık olabilmek için genetik olarak kablolandığını bildiriyor.

Diğer insanların düşüncelerine baktığımızda bir ankete göre insanların %60’ı ilk görüşte aşka inanıyor ve erkeklerin %41’i veya kadınların %29’u ilk bakışta aşk yaşadığını ankette belirtti.

Bazı bilim adamları, özellikle de beynimizin saniyenin onda biri kadar bir sürede karar vermesinin mümkün olduğunu düşünerek, ilk bakışta aşkın mümkün olabileceğini söylüyor.

İlk görüşte aşk olup olmadığını nasıl anlarsın?

İlk görüşte aşk için kafanızda hala sorular var ve bu durum başınıza geldi. Aşağıdaki kriterlere bakarak aşık olup olmadığınızı kolayca anlayabilirsiniz.

  • Midenizde ve kalbinizde kelebekler varmış gibi, onlar kıpır kıpır eder.
  • İstediğiniz tek şey o kişidir.
  • İnsanlar hakkında aklınızda bulunan her şey gitti. İyi insanlar, kötü insanlar artık bunların hiçbir önemi yok. Sadece onu tanımak istersin.
  • Bu kişi daha önce kafanızdaki eş profili ile uyuşup uyuşmadığının hiçbir önemi yok.
  • Risk ve gerçeklik o an umrunuzda olmayacaktır. Düşünün o anda konuşmak büyük bir risk ama konu ilk görüşte aşk olunca kim takar.
  • Onunla bir şeyleri beraber yapma fikri size büyük bir heyecan verir.
  • O an bu aşkın sizin için en iyi arkadaşlık olacağını düşünürsün.
  • Onda bir cazibe görmüşsündür. Gülüşü, bakışı, yürüyüşü…
  • Onu hiçkimseyi tanımak istemediğin kadar tanımak istiyorsun.

Aşık Olduğunuzda Beyninizin Tepkisi Nasıl Olur?

İlk görüşte aşık olduğunuzda, o kişi ile bağ kurmak için dürtü veya güçlü bir reaksiyon hissedebilirsiniz. Bunun nedeni, beynimizin oksitosini serbest bırakmasıdır. Oksitosin aşk hormonu olarak bilinir. Bu horman o kişiyle nasıl bağlandığınızı etkiler. Herkes bu durumlara farklı tepki verebildiği için beynin ilişkisi iyi (sevgi) veya kötü (nefret) olabilir.

Hayatımızda yeni bir kimseyle karşılaştığımızda harekete geçen beynimizin iki önemli bölümü keşfedildi. Beynin bir alanı “amigdala” (duygularımız), diğeri de “posterior singulat korteks” (otobiyografik hafıza) olarak adlandırılır; bu da beynimizin kararlar almasına ve karşılaştığımız kişinin değerininin belirlenmesi görevinde çalışır.

Üstelik, araştırmalar, beyninizin farklı bölümlerinin, öfori (coşku), bağ ve heyecan yaşayan kimyasallardan (dopamine, oksitosin, adrenalin ve vasopressin) salınması için birlikte çalıştığını ortaya koyuyor. Aşık olduğunuzda, beyniniz bu kimyasalları beyninizin farklı yerlerinden bırakır.

Yeni bir ilişki başlattığınızda nasıl hissettiğinizi düşünün. Her şey eğlenceli, ve eğlendiğiniz o kişiye bağımlı hissediyorsunuz. Bu durumu şöyle açıklayalım: Bir çikolatayı çok seviyorsanız, çikolata yediğinizde aldığınız hissin bir benzerini bu durumda yaşarsınız, çünkü bu durumlarda beyninizdeki aynı ödül sistemi devreye girer.

Bu anlattıklarımız çerçevesinde ilk bakışta aşk tabiki de mümkün görünüyor…

Yorum Yap